Siyaset sahnesine adım attığım ilk günden beri sokakta, iş dünyasında ve katıldığım toplantılarda bana en çok sorulan soru hep şu oldu: "Neden güçlü bir siyasi partinin çatısı altında değil de, zor olanı seçip bağımsız aday oldunuz?"
Bu sorunun cevabı; benim hayata bakış açımda, yöneticilik anlayışımda ve memleketime duyduğum sevgide gizli.
1. Parti Disiplini Değil, Vicdan Disiplini Mevcut siyasi düzende "parti disiplini" denilen kavram, çoğu zaman halkın gerçek ihtiyaçlarının önüne geçmektedir. Bir milletvekili, mensubu olduğu partinin kararlarına uymak uğruna, bazen kendi şehrinin, kendi vicdanının sesini kısmak zorunda kalabiliyor.
Ben; memleketimin menfaatine olan, teknolojiye ve üretime katkı sağlayacak harika bir projeye sırf "karşı partiden geldi" diye 'Hayır' demeyi; ya da Edirne'nin zararına olan bir karara "kendi partim istedi" diye el kaldırıp 'Evet' demeyi kendime yakıştıramadım. Bağımsızlık; sadece doğrunun yanında, yanlışın karşısında durabilme özgürlüğüdür.
2. Kutuplaşma Değil, Çözüm Odaklılık Siyasetimiz maalesef derin bir kutuplaşma sarmalına girmiş durumda. İnsanlar ürettikleri projelerle veya vizyonlarıyla değil; ait oldukları kamplarla değerlendiriliyor. Ben bir teknoloji şirketi yöneticisi (Arslan BT) ve tarımla iç içe bir üreticiyim. Benim gündemimde kısır siyasi çekişmeler değil; tarladaki mahsulün maliyeti, bilgisayar başındaki gencin dijital geleceği, esnafın ekonomik mücadelesi var. Bağımsız adaylığım, bu kutuplaşma ve gerilim siyasetine olan itirazımın en net biçimidir.
3. Ankara'nın Değil, Edirne'nin Sesi Olmak Siyasi partilerde milletvekili adayları genellikle genel merkezlerin, dar kadroların takdiriyle belirlenir ve o genel merkezlere karşı sorumluluk hissederler. Bağımsız milletvekilliği ise doğrudan halktan onay almayı gerektirir.
Benim bir genel başkanım yok; benim yegane genel başkanım Edirne halkıdır. Benim yönetim kurulum, bu topraklarda üreten, çalışan, ter döken hemşehrilerimdir. Ankara'nın Edirne'deki temsilcisi değil, Edirne'nin Ankara'daki gür sesi olmak için bu yolu seçtim.
4. Başkalarının Değil, Kendi Aklımızın ve Bilimin Rehberliği Kararlarımı alırken bir "üst akla" veya "parti grubuna" değil; sadece kendi aklıma, bilimsel gerçeklere, teknolojinin getirdiği yeniliklere ve vicdanıma danışırım. Bizler çağın hızını yakalamak, robotik kodlamayı, akıllı tarımı konuşmak zorundayız. Eski siyasetin yavaşlığı ve hantallığı ile bu hedeflere ulaşılamayacağını gördüğüm için kendi bağımsız yolumu çizdim.
Sonuç olarak; Evet, bağımsız aday olmak, devasa seçim bütçeleri ve parti teşkilatları olmadan yola çıkmak zor bir yoldur. Ancak ben hayatım boyunca kolay olanı değil, inandığım ve doğru olanı seçtim. Ticaret hayatımda ve yazılım dünyasında sıfırdan başlayıp nasıl başardıysam, siyasette de "imkansız" denileni sizlerle birlikte başarmak için bu onurlu yola çıktım.
Çünkü biliyorum ki; prangası olmayan bir iradeyi, inanan bir halktan başka hiçbir güç durduramaz.
Siyaset, yazılım, ticaret ve modern tarımın kesişim kümesinde yeni bir gelecek inşa ediyoruz.